Boğaziçi Üniversitesi kayyum yönetimi, eski akademisyenlerinden Doç. Dr. Esra Mungan hakkında bir karar aldı. Mungan, ocak ayında üniversiteden emekli olmasına rağmen, 27 Mart 2025 tarihinde Güney Kampüs’te öğrencilerle buluştuğu gerekçesiyle kampüse giriş yasağı ile karşılaştı. Resmi yazıda, Mungan’ın 5 yıl süreyle kampüse girişinin yasaklandığı belirtildi.
Esra Mungan: Bedenimizi ve Fikirlerimizi Pasifize Edemezler
Mungan, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan akademik özgürlük ihlalleri ve baskılara karşı güçlü bir duruş sergileyerek, kararın "gülünç" olduğunu belirtti. Emekli olduktan sonra üniversiteden ayrılma kararı aldığını söyleyen Mungan, bu kararı şu şekilde değerlendirdi:
“Artık orada yaratıcı bir şeyler yapamayacağımızı fark ettim. Akademik üretimin mümkün olmadığı bir ortamda kalmanın anlamı yoktu. Ama bilim ve özgür düşünce dışarıda da var.”
Mungan, öğrencileriyle dayanışmanın önemini vurgularken, kampüse geri dönme kararını öğrencilerinin talebi doğrultusunda aldığını ve bu kararın özgür düşünceyi savunma adına olduğunu söyledi.
Mungan, kampüs yasağıyla ilgili şunları söyledi:
“Bu tamamen anlamsız bir yasak çünkü ortada pasifize edilecek bir kart yok. Emekli olduktan sonra akademik kimlik kartımı aldılar ve yerine yeni bir kart verilmedi. Boğaziçi mezunuyum ama mezun kartı için başvurmadım. Bu durum, kayyum yönetiminin acziyetini gösteriyor.”
Esra Mungan, Boğaziçi Üniversitesi yönetiminin “pasifize edilmiş” bir kart üzerinden kendisine yönelik bir yasak getirmesini trajikomik olarak nitelendirerek, bu kararın bir hukuki dayanağının olmadığını belirtti.
Mungan, akademinin artık dışarıda özgür bir şekilde yaşatıldığını vurguladı ve alternatif akademi girişimlerini örnek gösterdi:
“Üniversiteleri hapishanelere çevirdiler, ama bilim, düşünce ve akademik üretim dört duvar arasına hapsedilemez. Göçebe Düşünce Derneği, Foça Bilim Köyü, Ali Nesin Matematik Köyü gibi birçok oluşum, akademiyi dışarıya taşıyarak özgür düşünceyi yaşatmaya devam ediyor.”
Mungan, öğrencileriyle dayanışmayı sürdürerek, bu tür yasakların ve baskıların kendilerini yıldırmayacağını ve bilim üretmeye devam edeceklerini söyledi.