Erzurum'da sağlık çalışanları, Gazze'deki zulme dikkat çekmek ve Filistin halkının yaşadığı dramı hatırlatmak amacıyla anlamlı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Kent merkezindeki Lala Mustafa Paşa Cami önünde toplanan grup, ellerinde Türk, Filistin ve Doğu Türkistan bayrakları ile sesizce yürüyerek Yakutiye Medresesi'ne kadar ilerledi. Aralarında doktorlar ve tıp fakültesi öğrencilerinin de bulunduğu sağlık çalışanları, taşıdıkları döviz ve pankartlarla İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınadı.
Sağlık Çalışanlarından Önemli Mesaj: Zulme Sessiz Kalmıyoruz
Yürüyüşün ardından grup adına açıklama yapan Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Hakan Sümbül, 73 haftadır devam eden eylemleriyle gündemi unutturmamaya çalıştıklarını belirtti. Sümbül, "Zulme karşı sesimizi duyuruyoruz, belki bir duyan olur" diyerek bu sessiz direnişin önemine dikkat çekti. Gazze'deki saldırılara karşı duyarsız kalmanın, insanlık adına bir eksiklik olduğunu belirten Sümbül, gündemin başka konulara kaydırılmaya çalışıldığını ifade etti.
Hakan Sümbül, "Zulme sessiz kalmamak bedel ödetiyor" diyerek, geçtiğimiz günlerde Amerika’da tutuklanan Türk kadını Rümeysa Öztürk'ün Filistin'e verdiği desteğin ardından özgürlüğünden mahrum bırakılmasını örnek gösterdi. Öztürk’ün İsrail’i eleştirdiği için gözaltına alınmasının uluslararası adaletsizliğin bir örneği olduğunu belirten Sümbül, bu tür olayların küresel ölçekte de zulme karşı duyarlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı.
Erzurum'dan Global Mesaj: Zulme Karşı Birlik
Sağlık çalışanlarının bu anlamlı yürüyüşü, vatandaşların da katılımıyla daha geniş bir kitlenin desteğini kazandı. Sessiz yürüyüşün ardından basın açıklaması yapılarak, Filistin'de hayatını kaybedenler için dua edildi. Katılımcılar, bir kez daha Filistin halkına olan desteğini ifade etti.
Erzurum’daki bu anlamlı sessiz yürüyüş, sadece Gazze'deki saldırılara değil, aynı zamanda zulme karşı küresel bir duyarlılığın simgesi oldu. Sağlık çalışanları, farklı sosyal sınıflardan gelen bireylerin katıldığı eylemde, insanlık onurunu savunmanın, adaletin ve barışın korunmasının altını çizdi.
Bu tür gösteriler, halkın bilinçlenmesine ve dünya genelindeki zulme karşı farkındalık yaratılmasına katkı sağlıyor. Erzurum'dan yükselen bu ses, sadece yerel bir protesto olmanın ötesinde, küresel düzeyde bir insan hakları savunusunun başlangıcı olarak değerlendiriliyor.