Soruşturma kapsamında tanık olarak ifade veren İ.Y, reklam alanlarını kiralayan şirketlerin yönetmeliğe aykırı şekilde gayriresmi ücretler talep ettiğini söyledi. İ.Y, Kültür AŞ ve Medya AŞ üzerinden verilen izinlerde, firmalardan tasarım bedeli, grafik bedeli gibi adlarla para alındığını belirtti.
İ.Y, ifadesinde, "Bu ücretler, sözde yönetmeliklere uygun hale getirilmek amacıyla kesilen faturalarla tahsil ediliyordu. Ecrimisil ücretleri de eklenerek bu işlemler yasal hale getirilmeye çalışılıyordu" dedi.
İzinlerde Gecikmeler ve Zorlamalar
İ.Y, reklam izinlerinin genellikle 1 yıl gibi uzun sürelerle verildiğini, izinler verilmeden reklam astıklarında ise zabıta tarafından baskı yapıldığını iddia etti. Bu durumun, firmaları izin ücretlerini ödemeye zorlamak amacı taşıdığını belirtti.
Reklam İzinlerinin Devri ve Yolsuzluk İddiaları
İ.Y'nin açıklamaları, İstanbul'daki önemli reklam mecralarındaki usulsüz uygulamaları da gündeme getirdi. Reklam alanlarının, İstanbul'da birçok büyük cadde ve sahil şeridindeki bölgelerde kaçak olarak kullanıldığı öne sürüldü. Ayrıca, ana arterlerde yapılması gereken reklamlara dair ihalelerin, ilçe belediyelerine ait alanlarda da usulsüz şekilde dağıtıldığı iddia edildi.
Bir diğer tanık O.T. ise, 2013'ten bu yana İBB'nin ihalelerine katıldıklarını, ancak 2019'dan sonra izin süreçlerinin tamamen değiştiğini belirtti. İ.T, Kültür AŞ Başkanı Serdal Taşkın'ın 8 milyon lira talep ettiğini, nihayetinde 4 milyon liraya anlaşma sağlandığını aktardı. Bu paraların, farazi faturalama ile resmiyet kazandırıldığını vurguladı.
O.T'nin ifadeleri, Ekrem İmamoğlu'nun yönetimi sonrası, kendi adamlarına çıkar sağlamak amacıyla ihalelerin ve izinlerin para karşılığında verilmeye başlandığını ortaya koyuyor. Ayrıca, Murat Ongun ve Serdal Taşkın tarafından organize edilen bu usulsüz işlemlerin sadece küçük bir örnek olduğunu, çok daha büyük yolsuzlukların yapıldığını belirtti.