Rekabet Kurulu, sinema ve dizi sektöründeki önemli gelişmeleri yakından takip ediyor ve sektördeki anti-rekabetçi eylemleri engellemek amacıyla dört ayrı rekabet incelemesi başlatmış durumda. Bu incelemeler, sektördeki pazar yapısının daha sağlıklı işlemesi, içerik üretimi ve dağıtımı süreçlerinin rekabetçi bir şekilde gelişmesi için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Anti-Rekabetçi Eylemler Tüketiciyi Nasıl Etkiliyor?
Rekabet Kurumu'nun açıkladığına göre, sektördeki büyük pazar payına sahip şirketlerin dikey bütünleşik yapıları, içerik ve dağıtım süreçlerinde rekabeti kısıtlıyor. Bu yapılar, küçük rakiplerin pazara girmesini zorlaştırırken, bağımsız yapımcıları ve içerik sağlayıcılarını güç asimetrisine karşı savunmasız bırakıyor. Bu durum, sektörde merkezileşme ve tekelleşme endişelerini de beraberinde getiriyor.
Sinema ve dizi sektöründeki anti-rekabetçi uygulamalar, sadece sektör çalışanları için değil, aynı zamanda tüketiciler için de büyük sorunlar oluşturuyor. İçerik üretimi ve çeşitliliği azalırken, seçeneklerin daralması, izleyicilerin farklı içeriklere erişimini zorlaştırıyor. Bu durum, iş gücü piyasasında da olumsuz etkiler yaratıyor ve sektör çalışanlarının düşük ücretlerle çalışmasına neden olabiliyor.
Rekabet Kurumu, sektördeki bu sorunları göz önünde bulundurarak dört ayrı rekabet incelemesi yürütüyor. Bu incelemeler, sinema ve dizi yapımlarının içerik oluşturma, dağıtım ve gösterim süreçlerinin yanı sıra yurt içi ve yurt dışı satış ve pazarlama stratejilerine de odaklanıyor. Ayrıca, sektördeki prodüksiyon, kast direktörlüğü, ajanslık ve menajerlik faaliyetleriyle birlikte abonelik temelli video platformlarının rekabet üzerindeki etkisi de değerlendiriliyor.