Karaman’ın Ermenek ilçesinde, 2024 yılında bir emekli olan Adem Algül’ün, ormanlık alanda mantar toplarken bulduğu 247 gümüş sikke, hem bölge halkı hem de müze otoriteleri için büyük bir sürpriz oldu. 8 yıl önceki keşif, kar amacı gütmeyen bir kültür mirası olarak kayıtlara geçti. Ancak, bir yıl sonra sikkelerin müzeye teslim edilmesinin ardından ödenen ödülün düşük olduğu gerekçesiyle Adem Algül, bu durumu mahkemeye taşıdı.
Karaman'daki Sikkelerin Tarihi ve Bilimsel Değeri nedir?
Karaman'ın İkizçınar köyü yakınlarında bulunan bu eserlerin, MÖ 5. ve 6. yüzyıllara ait olduğu belirtiliyor. Anadolu Medeniyetleri Müzesi tarafından kayda alınan 247 gümüş sikkenin, dönemin 20 ayrı devletine ait olduğuna dair yapılan incelemeler, bu eserlerin paha biçilemez bir kültürel değer taşıdığını ortaya koydu.
Ancak, sikkelerin gerçekten sahip olduğu tarihsel değerin ne kadar olduğu konusu hala tartışmalı. 155 bin 350 lira gibi bir ödül teklif edilmesi, eserlerin gerçek değerini anlamadan sadece metal değerine bakılarak yapılan bir değerlendirme olarak algılandı.
Adem Algül'ün başvurusu üzerine, Ankara 23. İdare Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi, eserlerin fiyatlandırılmasının imkansız olduğuna karar verdi. Bilirkişinin raporunda, "Bu tür tarihi eserlerin değeri yalnızca ham madde fiyatı üzerinden hesaplanamaz. Bu eserlerin, kültürel miras olarak önemi çok daha büyüktür" denildi.
Ancak, rapor yine de sadece gümüşün güncel piyasa değeri üzerinden bir miktar belirledi. Bu rapor, halk arasında tepkilere yol açarken, özellikle Adem Algül’ün sikkelerin gerçek tarihi değerine uygun bir ödül almak için yasal haklarını araması gerektiğini savundu.

Tarihi Eserlerin Gerçek Değeri Ne Olmalı?
Adem Algül, bu eserleri teslim ederken vatan sevgisiyle hareket ettiğini ve Türk kültürünün korunmasına katkı sağlamak istediğini belirtti. "Bu toprakların malı bu topraklarda kalsın" diyerek sikkeleri müzeye teslim eden Algül, devlete olan minnettarlığını dile getirdi. Ancak, bu teslimatın ardından gelen ödülün düşük olduğunu ve sikkelerin gerçek değerinin verilmesi gerektiğini savundu.
Algül’ün dava açması ve mahkemeye başvurması, hukuki süreç için yeni bir adım oldu. Mahkeme, üniversitelerden gelen bilirkişi raporlarına göre sikkelerin değerini yeniden belirlemeyi planlıyor. Yine de, Algül ve avukatları sürecin, yalnızca müze koleksiyonlarının korunması adına değil, aynı zamanda bu tür tarihi buluntulara daha fazla değer verilmesi gerektiği vurgusunu yapıyor.
Sikkeler ve diğer tarihi eserler, sadece maddi değer açısından değil, aynı zamanda kültürel mirasımızı yansıtan çok değerli nesnelerdir. Türkiye’nin her köyünde ve kasabasında bulunan bu tür eserler, insanlık tarihine ışık tutacak öneme sahiptir. Ancak, bu tür eserlerin değerleri tam anlamıyla belirlenmediği sürece, doğru bir ödül mekanizması oluşturmak oldukça zor gözüküyor.
Kaynak: İHA