Türk müziği denince akla gelen ilk isimlerden biri olan Müslüm Gürses, 3 Mart 2013'te aramızdan ayrıldı. Arabeskin babası, "Müslüm Baba" olarak tanınan sanatçı, müziğiyle yüreklere dokunmuş, herkesin kalbinde derin bir iz bırakmıştır. Şarkılarıyla umutsuzluğa düşenlerin sesi olan Gürses, hem arabesk hem de halk müziği dünyasına unutulmaz bir miras bırakmıştır.
Müslüm Gürses'in Zorlu Hayatına Dair Bilmediklerimiz
7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde dünyaya gelen Müslüm Gürses, küçüklüğünden itibaren zorlu bir hayat mücadelesi verdi. Ailesinin ekonomik sıkıntıları nedeniyle 3 yaşında Adana’ya göç etti. Eğitim hayatına ilkokulda son veren Gürses, genç yaşta çalışmaya başladı. Ancak, müzikle olan bağını hiç koparmadı ve 14 yaşında katıldığı ses yarışmasında birinci olarak müzik yolculuğuna adım attı.
Müslüm Gürses, Adana’daki çay bahçelerinde türkü söylemeye başladıktan sonra, 1967 yılında TRT Çukurova Radyosu’nda canlı yayına katılmaya başladı. 1968 yılında “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” adlı ilk 45’liğini çıkararak müzik dünyasında adını duyurdu. 1970'lerde ise müzik kariyerinin zirvesine çıkmaya başladı. “Sevda Yüklü Kervanlar” şarkısıyla geniş bir hayran kitlesine ulaşan Gürses, özellikle 1990'lı yıllarda çıkardığı albümlerle büyük bir dönüşüm yaşadı.

Arabesk Müziğin Unutulmaz İsimlerinden: Müslüm Gürses’in Albümleri
Müslüm Gürses, 44 yıllık kariyerinde tam 78 albüm çıkarmıştır. "Özür Diliyorum Senden", "İsyankar", "Gönül Teknem" gibi albümleri, ona hem popülerlik hem de müzik dünyasında saygı kazandıran eserler arasında yer aldı. Gürses'in albümleri, dinleyenlerin duygularına tercüman oldu ve şarkıları sadece müzikle değil, içsel bir hissiyatla da birleşti.
Müslüm Baba'nın hayatı sadece müzikle sınırlı kalmadı. Yeşilçam döneminde de oyunculuk kariyerine adım attı ve toplamda 38 filmde rol aldı. Özellikle "İsyankar" (1979) filmiyle sinemada da kendini gösterdi. Genellikle dram ve arabesk türündeki filmlerde, zor hayat koşullarında kaybolmuş ya da suça sürüklenmiş karakterleri canlandıran Gürses, sinema kariyerinde de iz bıraktı.
Gürses’in hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri, 1978'deki trafik kazasıydı. Kazada alnında ciddi yaralar oluşmuş, koku ve işitme duyularını kaybetmişti. Ancak bu zor döneme rağmen müziğe olan sevgisi ve azmi, onu yeniden ayağa kaldırdı. 1990'lı yıllarda albümleriyle yeniden zirveye çıkan Gürses, hem eski hem de yeni kuşaklardan büyük bir dinleyici kitlesi kazandı.

Müslüm gürses Ne zaman vefat etti?
Müslüm Gürses, 2012 yılında geçirdiği baypas ameliyatı sonrasında sağlık sorunları yaşamaya başladı. 2013'te akciğer ve kalp yetmezliği nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı ve 3 Mart 2013 tarihinde hayatını kaybetti. Müslüm Gürses'in cenazesi, sevenleri tarafından büyük bir törenle Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
Müslüm Gürses, sadece müziğiyle değil, insanlara verdiği duygusal derinlikle de hatırlanacak. Gerçek yaşamındaki zorlukları, şarkılarına ve sinemadaki performanslarına yansıttığı her an, onun kalbinde "büyük bir insan" olduğunu gösteriyor. Arabesk müziğin babası, her zaman hatırlanacak, şarkıları dinlenmeye devam edilecek. Gürses'in anısı, müzikseverlerin kalbinde yaşamaya devam ediyor.