"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
37,9651 %-0.02
41,6111 %0.69
3.841,41 % 0,38
3.174.628 %-1.915
İşçi Haber Politika CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı:

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, gazetecilerin sorularını yanıtladı:

["\n "]

Okunma Süresi: 3 dk

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Asgari ücretin hemen güncellenmesi lazım. Normali de budur zaten." dedi.

Kılıçdaroğlu, Bilkent Otel'de düzenlenen şehit aileleri ve gazilerle buluşma sonrasında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü Osman Uzun'un, et fiyatlarına yapılan zamla ilgili "Çok uzun kuyruklar oluşuyordu, bu yüzden zam yaptık" şeklinde açıklamada bulunduğunun belirtilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "Açıklama doğru bir açıklama değil, vahim bir açıklama." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sayın Genel Müdür, bunu nasıl söyledi doğrusunu isterseniz ben de anlamış değilim. Ama mutfaklarda yangın olduğu belli, et fiyatlarına zam geleceği belli. Defalarca söylendi, yazıldı. Tarım uzmanları bunu defalarca söylediler. Her alanda pahalılık var, zam var. Gıda fiyatlarından tutun yem fiyatlarına kadar her şeyde zam var. Dolayısıyla, iktidarın yapabileceği fazla bir şey yok. Bu zammı bir anlamda yapıyorlar. Aksi halde Et ve Süt Kurumu batacak. Batıran kim? İktidarın kendisi. Zammı yapan kim? İktidarın kendisi. Fatura kime çıkıyor? Vatandaşa çıkıyor. Asgari ücreti kısmen artırdılar, 3 ay sürdü, 3 ay sonra asgari ücret pul oldu. Bu çerçevede bakıldığı zaman samimi düşüncemi söyleyeyim, politik bir düşünce olarak değil, artık bunlar ülkeyi yönetemiyorlar. Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetemiyorlar. Yönetme güçleri yok, yönetme kapasiteleri yok, yönetme bilgileri yok. Dolayısıyla savrulup giden bir Türkiye var. Eğer bu ülkeye bir fayda getirmek istiyorlarsa, 'bu ülkenin faydası için bizim de bir çabamız olsun' diyorlarsa bir an önce seçim sandığını getirsinler. Türkiye bunları aşmak zorundadır. Aksi halde gidiş bu günleri aratacak bir gidiş olacak.

Önümüzdeki süreçte çok daha büyük zamlar gelecek hep beraber bunu göreceğiz ki bunu aylardır söylüyorum, 'yapmayın, etmeyin, ekonomi böyle yönetilmez' diye. Bir avuç kişiye çalışıyorlar. Londra'daki tefeciler ve kur korumalı mevduata dünyanın parasını veriyorlar. Vergiden muaf tutuyorlar, öbür taraftan gidip vatandaş et kuyruğunda bekliyor."

- "Açlık sınırının altında asgari ücret mi olur?"

Asgari ücrete haziranda yeniden bir düzenleme yapılması tartışmalarına ilişkin soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Orada da çok karışık şeyler söyleniyor. Güncellenmesi lazım asgari ücretin. Asgari ücret, asgari ücret olmaktan çıktı zaten. Hangi asgari ücret? Açlık sınırının altında asgari ücret mi olur? Bari 'açlık sınırı ücreti' desinler, onun bile altına düştü zaten. Asgari ücretin hemen güncellenmesi lazım. Normali de budur zaten." diye konuştu.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin Türk lirası ile ilgili açıklamaları hatırlatılan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Matematiği galiba iyi değil. 'En düşük seviyede' diyor. TL, o seviyenin de altına inecek, görmüyor mu bu kişi Allah aşkına? Ekonomiden bu kadar kopuk, hayattan, gerçeklerden bu kadar kopuk bir kişiyi hiç düşünemiyorum. Ama maalesef bunlar söylendiği zaman gülüp geçiyorum. Az önce de söyledim, bunlar gerçekten devleti yönetemiyorlar. Gerçekten de savrulmuş vaziyetteler. Gerçekten de sorunlar yumağı içinde ne yapacaklarını bilmiyorlar. Sorulunca da nasıl cevap vereceklerini bilmiyorlar. Böyle bir gariplik yaşıyoruz."