Sivas'ta son dönemde hızla artan uyuz hastalığı, halk sağlığını tehdit eden bir sorun haline geldi. Temas yoluyla bulaşan bu dermatolojik hastalık, özellikle kalabalık ve kapalı alanlarda hızla yayılıyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nden Prof. Dr. Melih Akyol, deprem felaketleri ve yoğun göç nedeniyle artan toplu yaşam koşullarının, uyuz hastalığının bulaşma oranını artırdığını belirtti.
Uyuz Hastalığı nasıl bulaşır?
Sivas’ta giderek daha fazla yayılmaya başlayan uyuz hastalığı, Sarcoptes scabiei paraziti tarafından tetikleniyor ve deride şiddetli kaşıntılar ve döküntülerle kendini gösteriyor. Prof. Dr. Akyol, özellikle toplu yaşam alanlarında, koğuşlarda, hastanelerde ve yurtlarda bu hastalığın daha hızlı yayıldığını belirtti. Uyuz hastalığı, aynı zamanda mağazalarda kıyafet değiştirme esnasında bile bir kişiden diğerine geçebiliyor.
Uyuz hastalığının bulaşıcılığı oldukça yüksek ve bu nedenle, yalnızca hastaların değil, onlarla temasa geçen aile üyelerinin de tedavi edilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Akyol, "Hastaların tedavisinin yanı sıra, aile bireylerinin de aynı tedaviyi alması gerekiyor. Aksi takdirde hastalık yeniden yayılabilir" diyerek uyuzun kontrol altına alınmasında bireylerin birlikte tedavi edilmesinin önemine vurgu yaptı.
Uyuzun En Temel Belirtileri nelerdir?
Uyuzun en belirgin belirtisi, özellikle gece başlayan şiddetli kaşıntılardır. Bunun yanı sıra, genital bölgelerde, göbek çevresinde, bileklerde ve parmak aralarında kaşıma izleri ve kızarıklıklar görülebilir. Bu döküntüler, hastaların hayat kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir ve tedavi edilmezse daha büyük sağlık sorunlarına yol açabilir.
Prof. Dr. Akyol, ülkemizdeki deprem felaketleri ve artan göç nedeniyle toplu yaşam alanlarının çoğalmasının uyuz hastalığının yayılmasındaki önemli etkenler olduğunu belirtti. "Depremler ve göçler, insanların toplu yaşam koşullarına daha fazla maruz kalmasına yol açtı. Bu da uyuz gibi bulaşıcı hastalıkların artmasına sebep oldu" dedi.