"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
38,1137 %0.18
42,0543 %-0.85
3.710,58 % -2,27
3.199.169 %1.692
İşçi Haber Gündem 1953'teki denizaltı faciasının son tanığı: O anı unutamıyorum

1953'teki denizaltı faciasının son tanığı: O anı unutamıyorum

1953'teki korkunç denizaltı faciasının ardından yıllar geçmesine rağmen, o kara günün tanığı Mustafa Pekbey, yaşadığı trajediyi her hatırladığında gözyaşlarına boğuluyor. TCG Dumlupınar'ın batışında son telefonla vedalaşan Astsubay’ın unutulmaz sözleri hala kulaklarında çınlıyor. İşte o unutulmaz anların öyküsü…

Okunma Süresi: 2 dk

4 Nisan 1953’te, Türkiye’nin deniz tarihinin en acı felaketlerinden biri yaşandı. İsveç yük gemisi Naboland, sabaha karşı saat 02.15’te TCG Dumlupınar denizaltısına çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle denizaltı hızla su aldı ve kısa süre içinde battı. 86 kişilik mürettebatın büyük çoğunluğu denizaltının içinde mahsur kalarak hayatını kaybetti. Ancak, mürettebattan sadece 5 kişi sağ kurtulabildi.

O korkunç olayın tanıkları arasında yer alan emekli Deniz Astsubay Mustafa Pekbey, bugün bile o anları gözyaşlarıyla hatırlıyor. Pekbey, bu felaketin izlerini yıllar sonra da unutamıyor.

4 Nisan 1953: TCG Dumlupınar'ın Feci Batışı

Mustafa Pekbey, kazanın ardından olay yerinden yardım için gönderilen gemilerden birindeydi. Pekbey, son konuşmalardan birinin batan denizaltıda görevli Astsubay Selami Özben ile olduğunu belirtiyor. Özben’in, denizaltı batmadan önce telefonda son olarak söylediği "Vatan sağolsun" sözleri, Pekbey'in hafızasında hala taze. Pekbey, bu sözlerin ne kadar anlamlı ve acı olduğunu, bir askerin son görevine nasıl veda ettiğini ifade ederken, gözlerinde bu anı yeniden yaşıyor.

Mustafa Pekbey’in ailesi ve yakınları, emekli denizcinin kazanın detayları hakkında sıkça konuştuğunu, ancak her hatırladığında gözyaşlarına hakim olamadığını aktarıyor. Pekbey, bu olayın onun hayatında çok derin izler bıraktığını, mürettebatın geri kalanını kurtaramamanın verdiği acıyı hiçbir zaman unutamadığını belirtiyor. 91 yaşındaki Pekbey, denizcilik kariyerine rağmen, o günü asla aklından çıkaramıyor ve her geçen yılın ardından daha da duygusallaşıyor.

Geçtiğimiz Ocak ayında, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, emekli Astsubay Mustafa Pekbey’i evinde ziyaret etti. Ziyarette Pekbey, o unutulmaz günün hatıralarını paylaştı. Vali Yiğitbaşı, yaşadığı zorlu hatıraları dinlerken, bu acı olayın unutulmaması gerektiğini ve Mustafa Pekbey’in yaşadığı travmaların ne kadar derin olduğunu vurguladı.

TCG Dumlupınar Faciasının Ardından

TCG Dumlupınar faciası, Türk Deniz Kuvvetleri tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak kaydedildi. Bugün bile facianın izleri ve kayıpları unutulmuş değil. Denizin derinliklerinde kaybolan 81 mürettebatın geride bıraktığı boşluk, hala yüreklerde derin bir acı olarak kalmaya devam ediyor. Mustafa Pekbey gibi facianın tanıkları, bu anıları gelecek nesillere aktarmak için mücadele ediyor.

Mustafa Pekbey’in yaşadığı dram, sadece bir denizciye ait değil; o, tüm Türkiye’nin kalbinde açılan büyük bir yarayı simgeliyor. 1953’te yaşanan bu feci kaza, ne kadar zaman geçerse geçsin, hafızalardan silinmeyecek.

 

 

Kaynak: İHA