İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde faaliyet gösteren Temel Conta fabrikasında, işçilerin sendika yetkisinin tanınmaması nedeniyle başlattığı direniş, 10 Aralık 2024'ten bu yana devam ediyor. Petrol-İş Aliağa Şubesi’ne bağlı işçilerin başlattığı grev, 100. gününü geride bırakmış durumda. İş yeri temsilcisi Sinem Kaya, işçilerin taleplerini ve yaşadıkları zorlukları ANKA Haber Ajansı'na anlattı. Kaya, "Biz burada çok bir şey istemiyoruz, Temel Conta’daki kölelik sistemi bitsin istiyoruz" diyerek, tüm emekçileri bu mücadeleye destek vermeye çağırdı.
Sendikal Haklar İçin Direniş
Temel Conta fabrikasında işçiler, fabrikada sendikalaşma hakkı talep ediyor. Sendikal mücadele, yaklaşık iki yıl önce başladığında patron tarafından yetki itirazı ile karşılaştı. Kaya, bu süreçte işçilere baskı uygulandığını ve sendikaya katılımın zorlaştırıldığını belirterek, “Patron itirazlarda bulundu. Biliyorsunuz, bu çok yaygın bir şey oldu, yetkiye itiraz ediyorlar. Bu süre zarfında işçilere baskı uyguluyorlar, çıkarıyorlar ya da dayanamayıp işçiler bırakıyor. Bunu kötüye kullanıyorlar,” dedi. Greve gitme kararı almalarının ardında ise patronun baskılarına karşı içerdeki mücadeleyi tek başlarına sürdürememeleri vardı.

‘İşimize, Emeğimize, Ekmeğimize Sahip Çıkıyoruz’
Grevlerinin başlangıcına dair Kaya, 10 Aralık 2024’ten itibaren her gün fabrika önüne gelip mücadelelerini sürdürdüklerini belirtti. “Her gün işe gelir gibi buraya geliyoruz. Çünkü işimize, emeğimize, ekmeğimize sahip çıkıyoruz,” diyen Kaya, bu mücadelenin sadece kendi iş yerlerinde değil, tüm işçilerin ortak mücadelesi olduğunu ifade etti. Ayrıca, Temel Conta’da kadın işçilerin çoğunlukta olduğunu ve bu durumun grevdeki etkisini vurguladı.
Patronların Keyfi Tutumlarına Karşı Yaptırım Talebi
Sendikalaşma süreçlerinde patronların keyfi tutumlarına dikkat çeken Kaya, hükümet yetkililerinin başlangıçta seslerini duymadığını ancak taleplerinin hâlâ geçerli olduğunu belirtti. “Masaya keyfiyen oturmayan patronlara yaptırım olmalı. Biz işçilerin, emekçilerin sesi duyulmalı,” diyerek, direnişin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
‘Bize Saygı Gösterin, İnsan Onuruna Yakışır Şekilde Çalışmak İstiyoruz’
İşçiler, fabrikanın içindeki olumsuz şartlara da dikkat çekiyor. Kaya, “Patronumuz sesimizi duydu mu? Hayır. Çünkü içeride de bizi duymuyordu. İçeride de o kadar olumsuzluğa, itirazlarımıza rağmen hiçbir şekilde bizi dinlemiyordu,” diyerek, bu durumu değiştirmek için greve çıktıklarını söyledi. Ayrıca, patronun işçileri cezalandırmaya çalıştığını ve soğuk havalarda onları izlediğini dile getiren Kaya, işçilerin mücadelelerine kararlı bir şekilde devam edeceğini belirtti. "Tek pişmanlığımız, daha önce sendikalaşmamış olmamız. Çünkü neden? Teklik, güçsüzlük," diyerek, sendikalı olmanın gücünü vurguladı.

Birleşin, Emeğinize Sahip Çıkın
Kaya, tüm işçilere bir çağrı yaparak, “Sendikalı işçi, örgütlü işçi gerçekten güçlü işçidir. Buradan işçilere şunu söylemek istiyorum; arkadaşlar birleşin, emeğinize birlikte sahip çıkın. Bu hepimizin ekmek kavgası,” dedi. Kaya, işçilerin yasal haklarını savunarak daha onurlu bir çalışma yaşamı talep ediyor.
Temel Conta Yönetimi'ne Çağrı
Son olarak, Temel Conta işçileri, sendikalı çalışma hakkı için mücadelesini sürdürürken, “Biz burada sendikalaşmak için, 2025 yılında mücadele ediyoruz. Çünkü hakkımız, emeğimiz sömürülüyor. Patronlar tarafından sömürülüyor,” diyerek Temel Conta yönetimine seslerini duyurma çağrısında bulundu. “Biz burada çok bir şey istemiyoruz, fabrikanın kölelik sisteminin bitmesini istiyoruz. İnsan onuruna yakışır şekilde çalışmak istiyoruz,” diyen Kaya, işçiler olarak haklarına sahip çıkmak için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.
Bu direniş, sadece Temel Conta işçileri için değil, tüm emekçiler için bir sembol haline gelmiş durumda. İşçilerin talepleri çok açık: sendikal haklarının tanınması ve çalışma koşullarının düzeltilmesi. Bu süreç, işçi mücadelesi açısından önemli bir dönemeç olma yolunda ilerliyor.