Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar, kanser tedavisinde radyoterapinin rolü hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Atalar, kanser hastalarının yaklaşık yüzde 60-70'inin tedavi sürecinin bir noktasında radyoterapiye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Bu tedavi yöntemi, özellikle erken evre kanserlerde tam iyileşme sağlama potansiyeline sahipken, ileri evrelerde de hastalığın kontrol altına alınmasında ve yaşam kalitesinin artırılmasında kritik rol oynamaktadır.
Radyoterapinin İleri Evre Kanserlerdeki Rolü
Radyoterapi, kanser tedavisinin önemli bir parçasıdır. Gelişen teknolojiyle birlikte, modern radyoterapi teknikleri kanser tedavisinde devrim yaratmış durumda. Özellikle stereotaktik radyoterapi (SRS/SBRT), yoğunluk ayarlı radyoterapi (IMRT), proton tedavisi ve FLASH radyoterapi gibi yöntemler, kanserli dokulara milimetrik hassasiyetle müdahale edilmesini sağlıyor. Bu sayede tedavi etkinliği artırılırken, sağlıklı dokular da korunabiliyor. İleri evre kanser hastalarında ise bu yöntemler hastalığın kontrol altına alınmasında büyük önem taşıyor.
Prof. Dr. Atalar, kanserin dünya genelinde önemli bir sağlık sorunu haline geldiğine dikkat çekerken, erken tanının önemine vurgu yaptı. Erken tanı ile bazı kanser türlerinde tedavi oranlarının yüzde 90’a kadar çıkabildiğini belirten Atalar, bu sebeple düzenli sağlık kontrollerinin ve tarama programlarının önemini vurguladı. Erken teşhis sayesinde, birçok kanser türü daha kolay ve etkili bir şekilde tedavi edilebiliyor.
Prof. Dr. Atalar, kanserle mücadelede sadece tıbbi tedavinin değil, aynı zamanda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının da büyük rol oynadığını belirtti. Sigara ve alkolden uzak durulması, dengeli beslenilmesi, düzenli fiziksel aktivite yapılması gibi önlemler, kanser riskini önemli ölçüde azaltabilir. Ayrıca, her belirtiye dikkat edilmesi ve zamanında sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini ifade etti.
Kaynak: AA