"Haberin İşçisi"
İstanbul
Hafif yağmur
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
37,9517 %0.01
42,0576 %1.96
3.796,82 % -0,78
3.119.506 %-5.927
İşçi Haber Sağlık Epilepsi nedir? Epilepsi nasıl bir hastalık? Erken teşhis önemli mi?

Epilepsi nedir? Epilepsi nasıl bir hastalık? Erken teşhis önemli mi?

Epilepsi, beyindeki anormal elektriksel aktiviteler sonucu tekrarlayan nöbetlerle kendini gösteren bir nörolojik hastalık. Tedavi yöntemleri arasında ilaç tedavisi, cerrahi müdahale ve diyet terapileri bulunur. Doğru teşhis, yaşam kalitesini artırmada kritik öneme sahip.

Okunma Süresi: 5 dk

Epilepsi, beyindeki elektriksel aktivitelerin anormal şekilde hızlı ve düzensiz hale gelmesi sonucu ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır. Bu durum, beynin farklı bölgelerinde ani ve tekrarlayan elektriksel boşalmalar (nöbetler) ile kendini gösterir. Epilepsi, tek bir nöbetle sınırlı olmayan, birden fazla nöbet geçiren bir hastalık olarak kabul edilir.

Epilepsi Nedenleri

Epilepsinin birçok farklı nedeni olabilir. Bunlar arasında genetik faktörler, doğuştan gelen beyin yapısal bozuklukları, beyin travmaları, inme, beyin enfeksiyonları, tümörler, metabolik hastalıklar ve bazı ilaçların yan etkileri sayılabilir. Ancak, bazı vakalarda epilepsinin kesin nedeni belirlenemeyebilir.

Epilepsi Belirtileri

Epilepsi hastalarında en yaygın görülen belirti, nöbetlerdir. Nöbetler farklı şekillerde ortaya çıkabilir:

Genel nöbetler (grand mal): Tüm vücutta kasılmaların olduğu ve bilinç kaybının yaşandığı nöbetlerdir.

Parsiyel nöbetler (odak nöbetleri): Beynin yalnızca bir bölgesinde başlayan ve genellikle bilinç kaybına yol açmayan nöbetlerdir.

Absans nöbetleri: Kişinin kısa süreli bilinç kaybı yaşadığı, genellikle çocuklarda görülen nöbetlerdir.

Epilepsi Tedavisi

Epilepsi tedavisi, nöbetlerin kontrol altına alınması amacıyla yapılan bir dizi yaklaşımdan oluşur. Bu tedavi seçenekleri şunlardır:

İlaç tedavisi: Epilepsiyi kontrol altına almak için kullanılan antiepileptik ilaçlar en yaygın tedavi yöntemidir. İlaç tedavisiyle çoğu kişi nöbetlerini kontrol altına alabilir.

Cerrahi müdahale: İlaçlarla kontrol altına alınamayan vakalarda, nöbetlerin kaynağına yönelik cerrahi müdahale gerekebilir.

Diyet terapisi: Özellikle çocuklarda, ketojenik diyet (yüksek yağ, düşük karbonhidrat diyeti) gibi bazı özel diyetler, nöbetlerin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

Nörostimülasyon: Beyne elektriksel uyarı göndererek nöbetleri kontrol altına almak amacıyla kullanılan tedavi yöntemleri de vardır.

Yaşam Kalitesine Etkisi

Epilepsi, tedavi edilmediği takdirde kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Nöbetler, kişilerin günlük yaşamlarında ciddi kısıtlamalara yol açabilir. Ancak, çoğu kişi doğru tedavi ile normal bir yaşam sürebilir. Epilepsi hastalarının tedaviye uyumlu olmaları ve düzenli kontrolleri önemlidir.

Epilepsi, doğru tedavi ve yönetimle kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Eğer bir kişi nöbet geçiriyorsa, acil tıbbi yardım alınması gereklidir.

EPİLEPSİ HASTALIĞINDA ERKEN VE DOĞRU TEŞHİSİN ÖNEMİ!

Medipol Mega Üniversite Hastanesi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Eren Toplutaş, epilepsi hastalığında erken ve doğru teşhisin, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini vurguladı.

Epilepsi, beynin anormal elektriksel aktiviteleri sonucu ortaya çıkan ve tekrarlayan nöbetlerle seyreden nörolojik bir hastalık olarak her yaş grubunda görülebiliyor. Özellikle çocukluk ve yaşlılık dönemlerinde daha sık rastlanan epilepsi, dünya genelinde yaklaşık 65 milyon kişiyi etkilerken, Türkiye'de bu sayının 700 bin ile 1 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor.

Epilepsi hastalarının yüzde 70'i uygun tedaviyle nöbetsiz bir yaşam sürerken hastaların yaklaşık yüzde 30'unda ise nöbetler kontrol altına alınamıyor.

EPİLEPSİNİN BİLİNMEYEN BELİRTİLERİ NELER?

Uzmanlar, epilepsi hastalarının toplumdaki yanlış önyargılar nedeniyle sosyal yaşamda zorluklar yaşadığını ve etkin tedaviye erişimlerinin de bu durumdan olumsuz etkilendiğini ifade ediyor.

26 Mart Dünya Epilepsi Farkındalık Günü kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Eren Toplutaş, epilepsinin sadece kasılma ve bilinç kaybı gibi belirtilerle değil, anlık sıçrama veya dalma gibi hafif semptomlarla da ortaya çıkabildiğini söyledi.

Hastalık vakalarının bazen çok nadir görülen semptomlarla tespit edilebildiğini belirten Toplutaş, "Çok farklı geçici klinik tablolar görülebilir. Mesela sadece alkışlama atağıyla kliniğe başvuran bir hastaya epilepsi teşhisi koyduk. Hastanın o ataklar esnasında bilinci açık ama bir alkışlama isteği geliyordu ve nöbeti saniyeler içerisinde sona eriyordu. Hastaya epilepsi teşhisi koyduk ve tedavisine başladıktan sonra bu bulguların azaldığını gördük." diye konuştu.

EPİLEPSİ HASTALIĞINDA ANTİ-NÖBET İLAÇLARI!

Toplutaş, epilepsi hastalığında anti-nöbet ilaçlar önerdiklerini kaydederek, şu bilgileri paylaştı:

"Her üç hastadan ikisi bu ilaçlarla tamamen nöbetsiz bir şekilde hayatlarını devam ettirebiliyorlar. İlaçlarını düzenli bir şekilde kullanan ve doktor kontrollerini aksatmayan hastalarda nöbetler görülmüyor. Bu şekilde hastalar günlük hayatlarına olduğu gibi devam edebiliyorlar. Daha sonra eğer hastanın nöbetleri kontrol altına alındıysa, kontrollerde ilacı azaltmak bazen kesmek mümkün olabiliyor."

Epilepsi tedavisinde erken teşhisin hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Toplutaş, doğru teşhis ve zamanında müdahalenin hastanın sosyal yaşamını olumlu yönde etkilediğini söyledi.

Toplutaş, şöyle devam etti:

"Çok sık karşılaşılan kasılma-titreme ve bilinç kaybı atakları, epilepsiye teşhis konulmasını kolaylaştırabiliyor. Ancak bazı alışılmadık ve geçici durumlar da epilepsinin belirtisi olabiliyor. Bu tür atakların doğru ve erken teşhis edilmesi, hastanın gereksiz tıbbi müdahalelere maruz kalmasını engelliyor ve sosyal yaşamını olumlu yönde etkiliyor. Hastalığa zamanında tanı konulmadığında ise hasta hem sosyal açıdan olumsuz etkileniyor hem de bu geçici ataklar doğru şekilde tanımlanamadığında gereksiz tedavilere başvurulabiliyor."

İLAÇ TEDAVİSİ HALA TEMEL YÖNTEM!

Epilepsi tedavisinde son yıllarda yaşanan gelişmeler arasında, beyin görüntüleme tekniklerindeki ilerlemelerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Toplutaş, ilaç tedavisinin halen temel yöntem olduğunu ancak bazı hasta gruplarında farklı yaklaşımların da mümkün hale geldiğini söyledi.

Toplutaş, beynin belirli bölgelerinden kaynaklanan nöbetlerin, yüksek çözünürlüklü EEG ve manyetik rezonans görüntüleme teknikleriyle tespit edilebildiğini ifade ederek, "Bu sayede o bölgeyi bazen cerrahi olarak çıkarmak ve hastalarda tamamen nöbetsizlik sağlamak mümkün hale gelebiliyor. Hastalığı bu şekilde tamamen ortadan kaldırma şansımız oluyor." dedi.

İlaç dışı yöntemlerin de epilepsi tedavisinde denenmeye başlandığını belirten Toplutaş, "Bunlar invaziv olmayan, girişimsel olmayan nöro-modülasyon yöntemleri. Bu nöro-modülasyon yöntemleri kabaca işte elektrik stimulasyonu veya manyetik stimulasyon gibi yöntemler olabilir. Bu gibi hastaya ağrı-sızı oluşturmayan, kafa tası üzerinden uygulanan elektriksel ve manyetik stimulasyon uyarım yöntemleri epilepsi hastalarında deneniyor." şeklinde konuştu.